Yaşam

6 Ay ile 4 Yaş Arası Çocukların Dikkatine! Ağlarken Katılım Nedir ve Neden Olur?

Küçük çocuğunuz beklenmedik bir şekilde gözyaşlarına boğulur ve ardından nefes almayı bırakırsa, bu endişe kaynağı olabilir. Cilt tonu maviye döner veya soluklaşırsa ve buna bilinç kaybı da eşlik ediyorsa çocuğunuz nöbet geçiriyor olabilir. Bu durum çocuğunuzun sağlığı açısından önemli bir uyarı olabilir ve acil müdahale gerektirebilir.

Katılım genellikle çocuklar ağladıktan veya öksürdükten sonra nefeslerini tuttuklarında gerçekleşir.

Çocuklarda yaşanan nefes darlığına bazen bayılma veya kasılma belirtileri de eşlik edebilir ve bu duruma ‘katılım’ adı verilir. Çeşitli duygusal tetikleyiciler, özellikle sonluluk, acı veya kaygı gibi durumlar çocuklarda sıklıkla katılımı tetikler.

Ancak bu bir refleks eylemidir ve davranışsal bir bozukluk değildir.

Bu durum çocukların duygusal tepkilerinin bir yansımasıdır ve genellikle kontrolsüz bir şekilde ortaya çıkar. Çocukların bu tür bir durumla karşı karşıya kalması onların duygu dünyasının karmaşıklığını ve hassasiyetini bir kez daha ortaya çıkarır. Bu nedenle çocukların duygusal tepkilerini anlamak ve yönetmek, onların sağlıklı büyüme ve gelişmeleri açısından hayati önem taşımaktadır.

Bu durum en sık 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklarda görülür ve genellikle 2 yaşında başlar.

Genellikle 6 ay ile 4 yaş arasındaki çocuklarda görülmekle birlikte nadiren 2-3 aylık bebeklerde ve 6-7 yaş arası çocuklarda da görülebilmektedir. Bu durum yaklaşık olarak her 100 çocuktan 45’inde görülür ve ailesel bir eğilim vardır.

Eklemeler genellikle iki tipte görülür: morarma ile birlikte siyanotik ve solgunluk tipi.

  • Morarma olan tip (siyanotik tip): Çocukların %80-90’ında siyanotik tipte morluklar görülür. Çocuk genellikle önce kızarır, nefes darlığı çeker ve sonra maviye döner. Bu durum çoğunlukla kaygı ya da isteklerin gerçekleşmemesi gibi durumlarda ortaya çıkar ve genellikle birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar sürer. Nadiren atak sırasında kasılmalar ve bayılmalar meydana gelebilir.

  • Solgunlukla yazın: Bu tür solgunluk nadirdir ve genellikle kalp atış hızının yavaşlaması sonucu çocuk soluklaşır. Bazı çocuklarda morarma veya solma şeklinde değişiklik gösterir. Bu durumun sıklığı yılda bir defadan günde birkaç defaya kadar değişebilir. Kısa süreli bir bilinç kaybı yaşanabilir ancak normal nefes alma hızla başlar.

Çocukluk çağında görülen nöbetlerin tanısı, nöbetin gözlemlenmesi veya video kayıtlarının incelenmesiyle konulabilmektedir.

Ancak konvülsiyon gibi epilepsi benzeri durumlarda nöbet belirtileri görülüyorsa beyin elektromanyetik (EEG) çekilmesi gerekebilir. Altta yatan başka bir sağlık sorununun olabileceğini düşünen doktorlar ek tetkikler isteyebilir.

Özellikle demir eksikliği anemisi nöbetleri tetikleyebilir. Bu nedenle tam kan sayımı testi de gerekebilir. Bu durumlar çocuklarda tutulumun doğru tanısı için önemlidir.

Çocuklarda görülen durumun makul bir tedavi formülü yoktur ve aslında böyle bir tedaviye de ihtiyaç yoktur.

Önemli olan çocukların katılım sırasında yaralanmasını önlemek için evde önlem almaktır. Çocuğunuzun kafasının keskin ve sert yüzeylere çarpmasını önlemek için gerekli önlemleri alın. Zamanla nöbetlerin sıklığı ve şiddeti azalır ve tamamen unutulur. Unutmayın, katılım tehlikesiz bir durumdur. Bu süreçte soğukkanlılığınızı korumanız çok önemli.

Bazı uzmanlar görselde görüldüğü gibi paniğe kapılmadan çocuğun temposunda üflemenizi öneriyor.

golovaajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu